Neden Şûjin?

Neden Şûjin?

Medyanın diline, çuvaldız niyetine;

Kürtçe’de “çuvaldız” anlamına gelen Şûjin, içindeki “jin” ile birlikte iki önemli varlığı da ifade ediyordu: Kadın ve yaşam. Şûjin, yani çuvaldız bir kadın icadıydı. Kadının yarattığı bir iğne, elbette kendi yaşamının bir parçasıydı.

Kadınlar, yaşamları ve özgürlükleri için mor iğneyle başlayan öz savunma yolculuğuna, bu kez kalemlerini ve objektiflerini mor çuvaldızlara çevirerek devam ediyor.

Aynayı parçalamanın yolu, kadının kendini ifade etmesiydi. “Erkekler ne der” diye düşünmeden yazmaya karar veren gazeteci kadınlar, ataerkinin en güçlü propaganda araçlarından biri olan eril, seksist, cinsiyetçi, militarist ve canlı yaşamını yok sayan erk egemen medyaya karşı çuvaldızlarını batıracak.

İğneyi kendimize batırırken, çuvaldızı da eril yapısını ve dilini sarsmak, bu yapıyı ve dili yıkmak, Jineoloji eksenli kadın bilincini ve feminist söylemi yaygınlaştırmak için erk egemen medyaya batıracağız. “Bir kadın olarak susun,” diyenlerin dünyasında kadın odaklı haberciliğimizle, medyada kadının sözünü ve sesini büyüteceğiz.

Gündelik haberlerimizin yanında kadınların kaleminden çıkan fikirleri kadının kaleminden bölümünde, silinmeye çalışılan kadınların yaşamlarını dosya bölümünde ve mirasını aldığımız kadınların yaşamlarını ise portreler bölümünde görünür kılmayı hedefliyoruz. Temel gündemimiz olan kadınların teorik ve ideolojik tartışmaları ise jineoloji ve feminizm bölümünde yer alacak.

Devletinden medyasına kadınlara çizilen ‘makbul kadınlık’ sınırlarını tanımayan Şûjin, kadın odaklı haberciliğinde “özel olan politiktir” şiarıyla öz savunmaya geçerek, kadın bedenine, yaşamına saldıran ve ayrıştıran ataerkiyi ve erkek basını ifşa etmeye devam edecek.

Medyanın diline, çuvaldız niyetine; Şûjin’le yol çıkıyoruz ve yine ataerkinin soy kütüğüne karşı soyadı kullanmadan kişileri ismi ile özneleştirmeye devam ediyoruz.

Kadın yazınını, kadın sözünü ve gazeteciliğini kalıcı kılmak isteyen Rosa Lüksemburg, Gurbetelli Ersöz, Emma Goldman, Virginia Woolf, Ayfer Serçe, Ulrike Meinhof, Deniz Fırat gibi kadınlardan ve “Erkekler ne der diye düşünmeden yazıyoruz” diyenlerden devraldığımız deneyim, birikim, inanç ve inatla dilimizi çuvaldız gibi kuşanacağız.

Vardık, varız, var olacağız!