Mavi At ile ön yargılar yıkılıyor

ANKARA – Şizofreni Dernekleri Federasyonu tarafından açılan Mavi At Kafe ile şizofren hastalara yönelik tüm toplumsal ön yargılar yıkılırken, psikolog Fatoş Canborgil, kafe sayesinde hastaların kendilerine güvenlerinin arttığını söylüyor.

Şizofren hastalara yönelik toplumsal ön yargının değiştirilmesi ve hastaların sosyalleşmesi, kendilerine güvenmeleri için Şizofreni Dernekleri Federasyonu tarafından 2008 yılında Mavi At isimli bir kafe açıldı. Kafede bir psikolog, 2 çalışan ve 5 şizofreni hastası bulunuyor. Tüm sorumluluğun psikolog eşliğinde çalışan hastalara bırakılan kafede, aynı zamanda ikinci el kıyafetler, çantalar ve eşyalar da sergileniyor. Yaklaşık 5 yıldır hem dernekte hem de kafede çalışan psikolog Fatoş Canborgil, kafenin hastanenin inşa edilmesi gereken yerde yapıldığını belirterek, bunun nedenini çalışanların dışında hiç kimsenin dışarı çıkamamasına bağlıyor.

‘Tüm görevleri hastalar yapıyor’

Mavi At Kafe’nin dünyada sadece 9 yerde bulunduğunu dile getiren Fatoş, amaçlarının hastalar için toplum içerisinde sık kullanılan “iş göremezler”, “iş yapamazlar”, “saldırgandırlar” sözlerini ortadan kaldırmak olduğunu ifade ediyor. Fatoş, kafede çalışan hastaların mutlu olduğunu ve kafenin temizlik, servis, alışveriş ve fatura gibi tüm görevlerin hastalar tarafından yapıldığını kaydediyor.

‘Hastaların kendilerine olan güveni arttı’
Kafede çalışan hastalarda meydana gelen değişimlere değinen Fatoş, hastaların kendilerine olan güvenin arttığını, çevredekiler ile iletişim kurmaya başladığını ve çeşitli etkinliklere katılım sağlamaya başladığını belirtiyor. Fatoş, toplumda şizofreni hastalarına yönelik bir ön yargının söz konusu olduğunu ifade ederek, şöyle devam ediyor: “İlk burayı açmaya karar verdiklerinde apartmanda çok karşı çıkmışlar. ‘Bizim deliler ile işimiz yok, istemiyoruz’ gibi. Ama sonra bir takım ödünler verilerek apartmana kabul ettirilmiş. Bir süre sonra yaklaşım değişti. Öyle ki, dernekten genel sekreterimiz ile apartmandan birinin tartışması sonrası yönetici, ‘Lütfen sakin olun, çocuklar etkileniyor’ dedi. Yaklaşım böyle değişti.”

Fatoş, şizofreni hastalarının ilaçlarını düzenli olarak kullandıkları sürece saldırgan olmadıklarını ve bazen gördükleri halüsinasyonlara tepki verdiklerini dile getiriyor.

Neden Mavi At?

İtalya’nın Trieste kentinde 1971 yılında akıl hastanesinde 1200 hasta yatıyordu ve gerçekleşen bir sağlık reformu ile ruh sağlığı bütçesinin yüzde 94’ü toplum odaklı merkezlerin kurulmasına, sağlık ve sosyal hizmetlerin entegre edilmesine ayrılıyor. Bu reformdan bir kaç yıl sonra ise hastanelerin kilitli kapıları açılarak hastaların diledikleri zaman dışarı çıkmaları sağlanıyor. Bu değişiklikten sonra ise hastane yıkılarak yerine iki buçuk metre yüksekliğinde, ahşaptan özgürlüğün ve gökyüzünün rengi olan mavi bir at inşa edilir.