HDP raporunu açıkladı: Paket parlamentodayken ihlaller başladı

ANKARA – Referandum sürecinde ve oylama günü yaşanan baskı ve ihlallere ilişkin raporu açıklayan HDP, gizli oy açık tasnif ilkesinin paket daha parlamentodayken ihlal edildiğini hatırlatarak, referandumun da aynı şaibeyi sürdürdüğüne dikkat çekti. Mühürsüz oy kararının bir ‘tezgah’ olduğunu ifade eden HDP, “Bu ülkenin farklılıklarını, 24 milyonu, Kürt halkının haklı davasını nereye koyacaksınız? Bu paket ret, inkar ve isyan kısır döngüsünün devamı anlamına geliyor” dedi.

Halkların Demokratik Partisi (HDP), referandum sürecinde ve oylama günü yaşanan baskı ve ihlallere ilişkin raporu açıkladı. HDP Genel Merkezinde düzenlenen basın toplantısında, 67 sayfalık rapora ilişkin bilgilendirmede bulunan Parti Sözcüsü Osman Baydemir, gazetecilerin gündeme ilişkin sorunlarını da yanıtladı.

Toplantıda, 16 Nisan’da gerçekleşen referandumun Cumhuriyet tarihinin çok partili sisteme geçişinden bugüne kadar, demokratik meşruiyeti çok tartışmalı aynı zamanda en şaibeli referandum olduğu vurgulandı.

Öte yandan HDP Parti Meclisi’nin bir araya gelerek, bütün bu ihlal alanlarıyla birlikte seçimin açığa çıkardığı siyasi haritayı irdeleyeceği ve yeni bir yol haritası ortaya konacağı bildirildi.

‘Referandum iptal edilmelidir’

“İçeriği itibariyle, komisyon ve TBMM’de görüşüldüğü atmosfer itibariyle, yine referanduma sunulduğu OHAL rejimi ve Kürt coğrafyasındaki sıkıyönetim koşulları itibariyle; eşitlik ilkeleri ve serbest propaganda koşulları ortadan kaldırılmıştır” denilen toplantıda, gizli oy ve açık tasnif ve serbestiyetlik ilkesinin de yurttaşın elinden alındığı belirtilerek, YSK kararı sebebiyle referandumun mutlaka iptal edilmesi gerektiği vurgulandı.

Osman’ın sözcülük ettiği toplantıda, referanduma ilişkin değerlendirmeler şöyle:

‘Tarih bizi haklı çıkardı’

“Bir anayasanın mutlak suretle toplumun çeşitliliğini içermesi ve bir arada yaşama zeminini sunması gerekiyor. Bu paket Kürtleri, emeği, kadını yok saymasıyla, tekçiliğiyle, denge denetleme sistemini yok etmesiyle; yasama, yürütme yargı bağımsızlığını ortadan kaldırmasıyla içeriksel olarak butlandır, geçersizdir. Biz daha komisyon aşamasındayken bu noktalara dikkat çekmiştik. Bu paket geçse bile meşru olmayacaktır demiştik. Tarih bizi haklı çıkardı.

‘Gizli oy açık tasnif ilkesi parlamentodayken ihlal edildi’

Tasarı parlamentoya geldiği dönem, tartışmaları kamuoyundan gizlendi, yayın yasağı getirildi. Canlı yayınlanması gereken tartışmalar toplumdan gizlendi. Parlamentoya gelene kadar imzacısı olan parlamenterler bile içerikten bihaberdi. Komisyon aşamasında, ve genel kurul aşamasında eş başkanlarımız ve 13 milletvekilimiz tutukluydu. Bu bile başlı başına meşruiyet sorunu yarattı. Gizli oy açık tasnif ilkesi paket daha parlamentodayken ihlal edildi. Kabinde, perde arkasında kullanılması gereken oylar dışarıda kullanıldı.”

‘2 yıl paketin içeriği ortaya çıkmasın diye hazırlık yapıldı’

Paket geçtikten sonra OHAL ve sıkıyönetim koşularında referanduma gidildiğine dikkat çekilen toplantıda, kapatılan gazete ve televizyonlar, baskılar, KHK’lere, ihraçlar ile HDP ve bileşenlerinin ve HDP Eş Genel Başkanları olmak üzere Kürt siyasetçilerin tutuklanması hatırlatıldı.

Fırsat eşitliğinin ortadan kaldırıldığı vurgulanan toplantıda şu bilgilere yer verildi:

‘AKP ve HDP’nin yüksek oy aldığı illerdeki sonuçlar gayrı meşru’

“AKP ve HDP’nin yüksek oy aldığı illerdeki sonuçlar gayrı meşrudur. Bu olaylar teknik olarak ne anlama geliyor? Örneğin ağırlıklı olarak sadece HDP ve AKP’nin oy aldığı 18 ile baktığımız zaman; 420 sandıkta 0 Hayır oyu çıkmış, bu sandıkların neredeyse tamamı kırsal kesimde kurulmuş yani ihlal alanlarının olduğu sandıklardır. Buradaki seçmen sayısı 61711’dir. 420 sandığın 366’sında HDP’nin tek bir müşahiti olamamıştır, alınmamıştır müşahitlerimiz. Bu illerde 1118 sandıkta evet oranı yüzde 90’nın üzerindedir. Buradaki seçmen sayısı da 237 bine tekabül ediyor. Bu sandıklardan 791 tanesinde de bizim müşahitlerimizin bulunmasına imkan verilmemiştir. Toplamına baktığımızda 1538 sandıktan 298 bin 202 seçmenin oy kullandığı sandıklardan 1157 tanesinde biz var olamadık, engellendik. Bu sandıklardaki sonuçların tamamı gayrı meşrudur, butlandır, yasaya aykırıdır.

‘Silahlı fotoğraf raporumuzun özeti’

Silahlı fotoğraf raporumuzun özetidir, zorla rejim değiştirilmez. Muş Hasköy’de bir okulda çekilen kalaşnikoflu fotoğraf raporumuzun özetidir. Şahsın sosyal paylaşım sitesinde paylaştığı fotoğraftır. Başbakana sorularım var; eğer hayır oyları yüzde 55 çıksaydı siz bu şahsa nasıl bir muamele uygulardınız? Bu şahıs tutuklanmış olmayacak mıydı? Söz konusu sandıktaki oyların yüzde 90’ı hayır çıksaydı bu sandığın bulunduğu okulun tüm oylarını iptal etmeyecek miydiniz. Bu şahıs rabia işareti değil de zafer işareti yapmış olmasaydı feryat figan etmeyecek miydiniz? Vali bu şahıs asker değil, korucu değil demiş. Bu çok daha vahim. Asker değilse, polis değilse bu silahı nereden buldu, nereden geldi? Demek ki sizden olduğunda her türlü hukuksuzluk, rezillik meşru. Olmaz böyle şey, zorla rejim değiştirilemez. O rejim herkesin rejimi olamaz. Bir kez daha hakka, hakikate davet ediyoruz. Bu raporun içerdiği tüm hususlar, sadece bu fotoğraf bile YSK’nın şaibeli kararıyla buluştuğunda bu seçim iptal edilmelidir.

‘Mühürsüz oy kararı tezgahtır’

Milyonlarca mühürsüz oy kullanılmış. Mühürsüz oy kullanma işlemi HDP’nin, hayır’ın koyduğu bir kural değil. Geçersizdir. Yasa açık ve nettir. 2014 yılında benzer bir durum yaşanıyor, Bitlis Norşîn (Güroymak) ilçesinde AKP haklı olarak itiraz etmiş. YSK Norşîn’deki seçimi iptal etmiş ve 1 Haziran’da seçim yenilenmiş. Aynı seçim kurulu aynı insanlardan bazıları 2 satırlık bir duyuruyla bu oyların geçerli sayılacağını ifade etmiş. Bu bir tezgahtır. Eğer hile, baskı zorla ve cebirle hayır yüzde 50’nin altına indirilememiş olsaydı mühürsüz oy pusulaları iptalin gerekçesi yapılacaktı. Bu tezgah önceden planlanmıştı. Bir hukuksuzluğu bir başka hukuksuzlukla bir yalanı başka bir yalanla örtmeye çalıştığınızda bunun sonu yoktur.

Eksik zarf ve pusula gönderilmiş

Pusulalar meselesi sadece pusulalarla sınırlı değildir. Bir başka adımı daha vardır tezgahın. Son birkaç gün kala seçim sonuç tutanağında olması gereken kimi veriler ve sorular tutanaktan çıkarılmış. Sözüm ona tutanak sadeleştirilmiş. Örneğin seçim kurulundan kaç tane zarf alındı sorusu çıkarılmış. Ve üstelik pek çok sandıkta yetersiz pusula gitmiş. 450 zarf gitmesi gereken yere 350 gitmiş. Ama bunu tespit edemiyorsunuz çünkü bunu tespit etmeyi sağlayacak soru tutanaktan çıkarılmış.”

‘Kürtler onuruna sahip çıktı’

Referandumun eşit olmayan koşullarda gerçekleştiği belirtilen toplantıda, Kürtlerin oylarına sahip çıktığı ifade edilerek, “Oy sayma prosedüre aykırı gerçekleşti. Her aşamada uluslararası standartlar çiğnendi ve en baskıcı referandum olarak tarihe geçti. 1982 referandumunda hangi baskıları uyguladıysa biz kat ve kat fazlasını yaşadık. Şükürler olsun ki onca baskıya rağmen Kürtler onuruna sahip çıktı. Kürtler Hayır’ın büyümesine büyük katkı sunarak en büyük fedakarlığı ortaya koyan aktörlerden bir tanesi oldu” denildi.

‘En acil ihtiyaç yeni bir Anayasa’

Bugünden itibaren ülkenin en acil ihtiyacının yeni bir anayasa olduğu belirtilen toplantıda, “Kürdün de Alevinin de emekçinin de kadının da Ermeni’nin de işçinin de işsizin de ihtiyacı; hepsinin kendini içinde bulacağı onurlu bir anayasadır. Anayasalar mayadır. Bu paket tuzun kokmuş halidir. Tuz kokmuştur. Bu realite üzerinden yeni bir başlangıç yapmak gerekiyor. Bu yeni başlangıçta HDP olarak her katkı sunucu tavrı sunmaya hazırız. 24 milyonun dışlanmayacağı yeni bir mutabakatı bu ülke acilen gündemine almalıdır” denildi.

‘İkinci aşama AYM ve AİHM’

Toplantı sonrasında AİHM ve Anayasa Mahkemesine başvuru konusunda gazetecilerin sorularını yanıtlayan Osman, “Yargı bağımsızlığı dediğimiz meselenin ne kadar önemli olduğu Sayın Cumhurbaşkanının bu açıklamasından da anlaşılıyor. Seçim, yargı hakemliğinde yapılır ama YSK hakem değil taraf olmuştur. Suç duyurusunda bulunduk, itiraz ettik 2. aşama AYM’ye ve AİHM’e gitmektir. Bundan etkin bir sonuç alınacak anlamı çıkmamalıdır. Kayıtlara geçmesi tarihe not düşülmesi açısından da bu mekanizmalara başvuracağız” dedi.

‘İnkar ve isyan döngüsünün devamı’

Cumhurbaşkanı’na da seslenen Osman, “Hiçbir şey bitmedi her şey yeni başlıyor. Bu ülkenin farklılıklarını, 24 milyonu, Kürt halkının haklı davasını nereye koyacaksınız? Bu paket ret, inkar ve isyan kısır döngüsünün devamı anlamına geliyor. Bu kısır döngüden çıkmak için dönüp sonuçları yeniden okumak gerekiyor” dedi.

‘Şer cephesi AKP’ye kaybettirdi’

AKP’nin kaybettiğine dikkat çeken Osman, şunları kaydetti: “Son iki yıldır hükümet şer cephesiyle, iç ve dış düşmanlıkla hareket ediyor. 2 yıldır şer cephesiyle, kriz ve kaos yönetimi ile idare etmeye çalışıyor. Bu şer cephesinin toplamı yüzde 7’lerdedir, ama bu referandumda tüm eşitsiz koşullara rağmen ancak ve ancak yüzde 51 çıkmıştır. Şer cephesi AKP’ye kaybettirmiştir. Bu büyük bir erimenin ifadesidir. Bunu görüp kuruluş felsefesine dönmek varken, rotayı Avrupa’ya çevirmek varken bu düşmanlık politikası Türkiye’ye kaybettirecektir.”