119’uncu yılında Kürt kadın gazeteciler mirası aldıkları kalemlerin izinde

DİYARBAKIR – İlk Kürtçe gazetenin yayınlanmasının 119’uncu yılında Kürt Gazeteciler Günü’nü kutlayan kadın gazeteciler Apê Musa’ların, Gubetelli’lerin, Deniz Fırat’ların ve Nujiyan Erhan’ların kalemini yerde bırakmama sözünü yineleyerek, gerçekleri yazmaktan taviz vermeyeceklerini söyledi.

Miqdat Midhat Bedirxan’ın sürgün gittiği Mısır’ın başkenti Kahire’de 22 Nisan 1898 tarihinde “Kürdistan” gazetesini çıkarmasıyla başlayan Kürt gazeteciliği, her türlü baskıya rağmen büyüyerek sürüyor. 119 yıldır devam eden Kürt gazeteciliği ve özgür basın geleneği, Türkiye şartlarında da en zor süreçlerden geçti. Basın özgürlüğü konusunda sınıfta kalan Türkiye’de hala, sadece haber yaptığı, kalemiyle haksızlıklara, adaletsizliklere savaş açtığı için cezaevlerinde bulunan, baskı altında tutulmak istenen gazeteciler bulunuyor. Kürt kadın gazeteciler ise, gerçekleri yazma ve halka ulaştırma yolunda yaşamını yitiren Gurbetelli’lerin, Şilan’ların, Deniz Fırat’ların ve Nujiyan’ların özgür basın içerisinde verdikleri Kürt kadın gazeteciliği mücadelesini miras alarak, kalemlerini yerde bırakmadı.

‘Tek bir kişinin dili olmaktansa tüm halkların dili olduk’

Rojeva Medya gazetesi editörü Gazeteci Elif Can, gazeteciliğin halkın ve toplumun sesi olduğunu belirtti. Gazeteciliğin tarafsız ve her zaman toplumdan yana olması gerektiğinin altını çizen Elif, tüm zorbalıklar ve baskılara rağmen halkın sesini duyurmak gerektiğini söyledi. Elif, topluma dönük tüm baskıları uygulayan iktidarlara karşı gazetecilerin halkın duymayan, görmeyen duyu organları olması gerektiğini ifade ederek, “İktidar yanlısı ve yalnızca ezenin yanında duran, kuklalaşmış gazetecilere karşı toplum hakikatini önemseyen ve halkın dili olmaya çalışan gazeteciler olduk. Kürt basını Apê Musa’lardan ve Gurbetelli’lerden aldığı ‘gerçekleri yazma’ geleneğini kendine amaç edinmiştir. Tek bir kişinin dili olmaktansa tüm halkların dili olmayı tercih ettik. Gazetecilik iktidarı yüceltmek, iktidarın yanlışlarını görmezden gelmek ve iktidarı dokunulmaz kılmak değildir” dedi.

‘Özgür düşünen, özgür yazan gazetecileriz’

Rojeva Medya Gazetesi editörü Nevin Alkan, gazeteciliğin Türkiye’de çok zor şartlarda yapıldığına dikkat çekerek, özgür basının bu zorluklara rağmen geri adım atmadan gerçekleri yazmaya devam ettiğinin altını çizdi. Nevin, özgür basında yer alan Kürt kadın gazetecilerin biraz daha fazla baskıya maruz kaldığını söyledi. Özgür basında eylemlik, aktiflik, yaşam sevinci, yaşama dahil olma ve toplumsallaşmanın her zaman farklı olduğuna değinen Nevin, “Kimse sizi düşüncenizden ötürü kovamaz. Bizde böyle bir gelenek yok ve ahlaki de bulmuyoruz. Biz şehit düşen arkadaşlarımızın kalemini yerde bırakmama sözüyle bu yola çıkmış ve özgür düşünen, özgür yazan gazetecileriz” diye aktardı.

‘Kaldığımız yerden daha güçlü devam ettik’

Gazeteci Hülya Emeç, özgür basının tüm zorluklara rağmen gerçekleri yazmaktan taviz vermeden Apê Musa’ların, Gurbeteli’lerin ve Deniz Fırat’ların basın geleneğini sürdüğünün altını çizdi. Hülya, öz yönetim alanlarında haber takibi yapan ve gerçekleri yansıtan gazetecilerin tutuklandığına dikkat çekerek, “Kürt basınında çalışan gazeteciler her zaman iktidarın daha çok hedefinde oldu. Çünkü tamamen halkın yanında olan ve halkın gerçekleri okuması, görmesi ve dinlemesi için çabalayan gazetecileriz. Onlarca televizyonumuz, gazetemiz, sitemiz kapatıldı ama bu bizi durduramadı. Daha hırslı ve daha güçlü bir şekilde kaldığımız yerden devam ettik. Bundan sonra da bu değişmeyecektir” ifadelerini kullandı.