İhraç edilen akademisyenler: Türkiye’nin ‘New School’unu oluşturacağız

ANKARA – Son KHK ile ihraç edilen Ankara Üniversitesi İletişim Fakültesi akademisyenleri, öğrencileri ve öğretim elemanları ile beraber fakülte içinde son derslerini yaptı. Prof. Dr. Nur Betül Çelik, ihraçlardan sonra Sokak Akademisi ve Ankara Dayanışma Akademisi’nin çalışmalarına başladıklarını belirterek, “Biz buradan Türkiye’nin ‘New School’unu oluşturacağız. Buradan size sözümüz olsun, bunu gerçekleştireceğiz” dedi.

Son yayınlanan 686 sayılı Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile 330 akademisyen ihraç edilirken, en çok ihraçlar Ankara Üniversitesi’nde yaşandı. İhracın ardından “Hayır gitmiyoruz” diyerek direnişe geçen İletişim Fakültesi’nde ihraç edilen akademisyenler Prof. Dr. Nur Betül Çelik, Prof. Dr. Funda Başaran, Prof. Dr. Funda Şenol Cantek, Prof. Dr. Ülkü Doğanay, Doç. Dr. Tezcan Durna ve Dr. Aylin Aydoğan, Ahmet Taner Kışlalı Salonu’nda “açık ders” yaparak öğrencileri ile buluştu.

‘Dijital üniversite projemiz var’

İlk olarak söz alan Prof. Dr. Nur Betül Çelik, “Benim öğrencilerimi elimden almak, hayatımı elimden almak demek. İlk ihraçlarla beraber arkadaşlarımızı uğurlamak çok zor olmuştu. Şimdi hep beraber ihraç edildik ve hepsiyle birlikte atılmaktan gurur duyuyorum. Önemli olan birbirimize sarılmak” diye konuştu. İhraçlardan sonra Sokak Akademisi ve Ankara Dayanışma Akademisi’nin çalışmalarına başladığını hatırlatan Nur Betül, dijital üniversite gibi bir projelerinin olduğunu açıkladı. Nur Betül, “Biz buradan Türkiye’nin ‘New School’unu oluşturacağız. Buradan size sözümüz olsun, bunu gerçekleştireceğiz” diye konuştu.

‘Hikayemiz tüm Türkiye’nin hikayesi’

Cebeci’nin özel bir yeri olduğunu dile getiren Prof. Dr. Funda Başaran, “Ders vermek denilen şey biraz tuhaf. Ben her derste öğrendim, öğrencilerimden öğrendim. Öğrencilerime dokunabildiysem ne mutlu bana. Ben her derse heyecanla girdim” diye konuştu. Şuan itibari ile kendi yaşadıklarını hikayenin tüm Türkiye’nin hikayesi olduğunu belirten Funda, “Bizler, üniversiteyi çok seviyoruz ama üniversiteyi de her zaman eleştirdik. Bugün Sokak Akademisi ve Ankara Dayanışma Akademisi var, neden sanal bir akademi olmasın. Bilginin toplumsallaşması için her şeyi yapacağız. Bitmedi bizim kavgamız, sürüyor, sürecek” diye konuştu.

‘Açık erişime sunduğum notlarımı kaldırdılar’

Ankara Üniversitesi’nde ayrımcılığa karşı derslere katılan ve her yıl dönem sonunda Evrim Alataş Ödülü veren Prof. Dr. Ülkü Doğanay ise, verdiği derse dışarıdan devam edeceğini açıklayarak, “Benim başka bir hayatım yoktu. Bunu bir çilekeşlik hali olarak söylemiyorum. Çok seviyorum arkadaşlar, okulu, üniversiteyi… Şimdi biz hiç olmamışız gibi üniversite sitesinden profillerimizi kaldırdılar. Diğer üniversitedeki öğrenciler yararlansın diye açık erişime sunduğum notlarımı da kaldırdılar. En çok incindiğim şey, hiç yokmuşuz gibi davranılması” ifadelerinde bulundu.

‘Barajların kapısı açıldı’

“Her son bir başlangıçtır. Memleket bu kadar tepe taklak giderken bir şey yapamadık. Halbuki bizler daha çok şey yapabilirdik. Herkesin yaşadıklarının önüne geçebilirdik. Şimdiye kadar yaşananlar için yapamadık ama umarım bundan sonra, dışarıda mücadele edenler ile beraber bunu yapabiliriz” diyerek sözlerine başlayan Prof. Dr. Funda Şenol Cantek ta, kendilerini üniversiteden göndererek aslında iyi bir şey yapılmadığını belirtti. Funda, “Artık barajın kapıları açıldı. Bizler dışarıda ezilenlerin, ötekilerin yanında daha çok olacağız ve barış için daha rahat bir şekilde mücadele edeceğiz” diye konuştu.