Gözlerinin önünde çocukları katledilen Cahide’nin mücadelesi sürüyor

MARDİN – Derik’in Dumanlı köyünde 1993-94 yılları arasında 13 köylünün katledildiği olayda eşini ve 4 çocuğunu kaybeden Cahide Çeviren’in artık tek umudu AİHM’den bir sonuç çıkması. Gözlerinin önündeki katliamdan sonra köyünden göç eden Cahide diğer çocuklarını büyütmek için de büyük emekler veriyor.

Mardin’in Derik ilçesinde 1993-94 yılları arasında Seydo Çeviren, Yusuf Çeviren, Abide Çeviren, Ahmet Çeviren, Ramazan Çeviren, Mehmet Nejat Arıs, Piro Ay, Vejdin Avcıl, Mehmet Erek, Ramazan Erek, Ahmet Erek, Mustafa Aydin, Mehmet Faysal Ötün isimli köylüler “PKK’li” denilerek katledildi. Mardin Ağır Ceza Mahkemesi’nde açılan dava daha sonra Adalet Bakanlığı’nın talebi ve Yargıtay 5. Ceza Dairesi’nin onayı ile “güvenlik gerekçesiyle” Çorum’a taşındı. Hazırlanan iddianamede dönemin Jandarma komutanı Musa Çitil hakkında 13 kez ağırlaştırılmış hapis cezası istendi. Davanın ilk duruşması, 11 Ekim 2012’de Mardin’de görülmüştü. Dava daha sonra Çorum 2. Ağır Ceza Mahkemesi’ne taşındı. 2014’de karar verilen duruşmada Musa Çitil, beraat etti. Mahkeme heyeti mağdur yakınları avukatlarının son sözlerini dinledikten sonra karar için 15 dakika duruşmaya ara verdi ve 15 dakikada beraat kararı verdi. Dava sürecinde Ankara Jandarma Bölge Komutanı olan Musa Çitil, tümgeneralliğe terfi edilmesini ardından 2015 yılında Diyarbakır Jandarma Bölge Komutanlığına getirildi.

Katliamda eşini ve çocuklarını kaybeden Cahide Çeviren, evini basan askerlerin ailesinden 5 kişiyi silahla, işkenceyle, yakarak öldürmesine şahitlik etti. Yıllarca katillerin yargılanması için mücadele eden Cahide’nin hukuka hiçbir güveni yok.

‘Çocuklarımın ve eşimin üzerine evi yıktılar’

Bir günde 5 kişi öldürüldüğünü ve kalan tek oğlunun da işkence gördüğünü belirten Cahide Çeviren,”Kızım, 3 oğlum ve eşim iki kişiyi silahla diğerlerini de işkenceyle gözlerimin önünde öldürdüler. Oğlum Ramazan, eşim Seydo ve kızımı evin içine götürdüler, onlar içerdeyken evi üzerlerine yıktılar. Bizim kaldığımız evde içinde hayvanlarımız vardı ve evimizi yaktılar, hayvanlarımız telef oldu. Hepimizi dışarı çıkarmışlardı. Ailemin hiç birinde silah yoktu, suçsuz yere 5 kişi öldürdüler. Benim bir oğlum kaldı o da 43 gün işkence edildi. Biz onun öldürüldüğünü düşündük. Biz kendimiz evin altında kalan cenazeleri çıkardık” sözleriyle yaşananları anlattı.

‘Var olduğum sürece mücadelemden vazgeçmeyeceğim’

Cahide o gecenin yaşadıklarıyla bitmediğini, oğlunun aylarca işkence gördüğünü, çocuklarını büyütmek için yaşama mücadelesini verdiğini, ancak bunun yanında da faili meçhul cinayetlerine kurban giden ailesi için hukuki mücadele de verdiğini söyledi. “Var olduğum sürece bu davadan vazgeçmeyeceğim” diyen Cahide verdiği hukuki ve yaşam mücadelesini şu sözlerle anlattı: “Bunları yaşadıktan sonra insanlar artık bize ev vermiyordu. Köyden göç etmek zorunda kaldık. Her türlü iş yapmaya başladım çocuklarımı büyütmek için. Yaşam mücadelesi verirken, ailemden öldürülen 5 kişi için hukuk mücadelesi verdim. İki çocuğumla kaldık, onlara bir şey olmasın başka da bir şey istemedim. Ben şeref ve namusumla çocuklarımı büyüttüm, var olduğum ve yaşadığım sürece mücadele ettiğim davamdan vazgeçmeyeceğim. Ailemi öldürenlere karşı dava açtım. Mahkemede savcıya da söyledim, suçsuzum dedim. Bu davanın sonuçlanması için 6 defa ifade vermeye gittim. Sonuç boş…”

Cahide avukatının davayı AİHM’e taşıdığını söyledi.